HABERLER

AVRUPA’da ÇERKES SORUNUNA YENİ BOYUT

12 Temmuz’da Alman Yeşiller Partisi eş başkanı Cem Özdemir 12 Temmuz’da Quadriga Vakfı kurucu üyeliğinden istifa etti.

Quadriga’nın Rusya Başbakanı Vladimir Putin’e ödül verilmesi kararını protesto eden ilk tanınmış kişilerden biri olan Özdemir, Putin’in Alman-Rus ilişkilerinin stabilize edilmesine katkı sağladığını kabul etti, ancak Rus liderin demokratik vasfı hakkındaki şüphelerini dile getirdi. Alman kamuoyunda yükselen protesto dalgasının sonunda ise 2011 Quadriga ödül töreni iptal edildi. Bir Alman gözlemcinin de işaret ettiği gibi, “Almanya’nın politik ve entelektüel odakları tamamen, günümüz Rusya’sının nasıl algılanması gerektiği ve Rusya’ya yönelik Alman politikasının nasıl olması gerektiği konusunda bölünüyor”. Putin ve Rusya’nın küçük düşürülmesi, zamanlama açısından daha da ağır oldu. Quadriga, Almanya’da “Petersburg Diyalogu” adı altında gerçekleştirilen üst düzey bir Alman-Rus forumu yapılmadan bir gün önce ödül törenini iptal ettiğini duyurdu.
Çerkes analist Sufyan Jemuhov, Alman Yeşiller Partisi Eş Başkanı Cem Özdemir’in Alman-Rus ilişkilerinin mantığı ile değil Çerkes bir politikacı olarak hareket ettiğini ileri sürdü: “Onun Çerkes kökenli oluşu düşünülürse, neden [Putin’e karşı] aleyhte oy kullandığını anlamak kolay olabilir. Quadriga, Alman halkının ve Almanya’nın [Doğu ve Batı Almanya] birleşmesi anısına konulmuş bir ödül. Bir Çerkes olarak Özdemir Rus tarafına karşı oy kullandı çünkü Rusların, kendi halkının birliğine engel olduğunu kabul ediyor.

Çerkesler tarihsel olarak Karadeniz kıyı şeridi de dahil olmak üzere bütün Kuzey-Batı Kafkasya’da yaşam sürdüler. 19. Yüzyılda, Rusya’nın Kafkasya’yı işgali sırasında Çerkesler, kitlesel olarak yok edildiler ve anavatanlarından Osmanlı İmparatorluğu topraklarına sürüldüler. Çerkes nüfusunun yüzde 90’ı öldürüldü ve sürgün sürecinde ölüme terk edildi. Moskova yönetiminin 2014 Kış Olimpiyatlarını, Çerkes toprağı olan Soçi şehrinde düzenlemeye hak kazanmasının ardından, Kuzey Kafkasya ve diaspora Çerkesleri, dünyanın dikkatini çekmek için uluslararası kampanyalar başlattılar. Başlıca taleplerinden biri, Moskova’nın, sürgün edilen Çerkeslerin torunlarının tarihsel vatanlarına dönme hakkını vermesi. Şimdiye kadar Rus Hükümeti, herhangi kayda değer bir Çerkes göçüne imkan sağlamakta oldukça isteksiz davrandı.
Jemuhov’a göre; şu aşamada farklı Çerkes grupları haklarını daha etkin bir biçimde savunabilmek adına, muhtemelen Çerkes gruplarını birleştirebilecek Cem Özdemir’in şahsında bir liderlik ihdas edebilir. Özdemir 2006’dan bu yana Avrupa Parlamentosu’nda Çerkes Günleri düzenliyor. Jemuhov, O’nun daha önce Rusya’ya karşı olmadığını, aksine, Yeşiller Partisi liderinin Çerkes organizasyonlarının 2006 ve 2008 yıllarından Avrupa Parlamentosu’na yaptıkları Çerkes Soykırımı’nın tanınması çağrısına destek vermediğini belirtiyor. Özdemir 2008 Rus-Gürcü savaşında Avrupa’daki Abhaz temsilcilerinin teşvikiyle Rusya’yı destekledi.
Jemuhov, Moskova yanlısı Çerkeslerin 2010’un Aralık ayında Avrupa Parlamentosu Çerkes Günleri’nde imza attıkları sürpriz kınama olayının ardında Rus Hükümetinin olduğunu iddia etti. Jemuhov’a göre; görünüşte Moskova, Avrupa Parlamentosu Çerkes Günleri’ni Rusya yanlısı gösteriler için bir alan olarak kullanmayı umuyordu, ancak Özdemir onlarla işbirliği yapmayı reddetti, Rusya yanlısı Çerkesler de misilleme olarak Özdemir’i kınadılar. Özdemir ilk kez kendini Rusya karşıtı bir politikacı olarak konumlandırdı. Almanya’da Rusya karşıtı bir cephe kurabilir ya da Çerkes Soykırımı’nın tanınması konusunu yeniden Avrupa Parlamentosu’na taşıyabilir, ‘Çerkes Haklarının Şampiyonu’ olabilir. Özdemir, bildirildiğine göre, 2007’deki Maykop ziyaretinde şöyle konuştu: “Sadece Almanya ve Türkiye’nin milletvekili olmaktan değil, aynı zamanda Adıgey’in de milletvekili olduğum için gururluyum”. Bununla birlikte, aslında bir Alman Politikacı olarak Almanya’nın çıkarlarını her şeyin üstünde tutuyor ve Çerkes meselesi onun için yalnızca Almanya’nın çıkarlarını olumsuz etkilemediği sürece ciddi bir şekilde destelenebilir.
Bu arada Kuzey Kafkasya’daki Çerkes liderler baskı altında. 19 Temmuz’da kimliği blinmeyen saldırganlar Kabardey-Balkar’ın başkenti Nalçik’te İbrahim Yaganov’a saldırdı. Yaganov Kavkazsky Uzel websitesine verdiği röportajda saldırının arkasında kim olduğunu bildiğini ancak isimlerini vermediğini söyledi. Yaganov Kabardey-Balkar’daki en temel meselenin halk güvenliğinin olmayışı olduğunu belirtti: “Eğer ülke liderleri bir tür diyalog kursalardı, eğer göze batan adaletsizliklere karşı bir şeyler yapsalardı, protestolar son bulurdu.” Kuzey Kafkasya’daki çok sayıdaki liderlerin hepsi aynı şeyi söylüyor: bölgede istikrarsızlaşmanın en temel sebebi demokratik katılımın olmayışı.
Adigey politik değişikliklerin eşiğinde. Yarım milyonun altında nüfusu olan bu küçük ülkedeki politikalar Moskova için özel bir öneme sahip. Adigey, Soçi olimpiyatlarının gerçekleştirileceği yere en yakın olan Kuzey Kafkasya cumhuriyeti. Bunun yanı sıra bazı önemli Çerkes liderlerinin de evi. Adigey’in lideri Aslan Thakuşinov 2011 Mayıs ayında kalp ameliyatı geçirdiğinden beri oldukça hasta ve yakından görevini bırakacağına inanılıyor. Thakuşinov’un yeğeni Murat Kumpilov vekaleten ülkenin liderliğini yapıyor ve yönetim mücadelesinde güçlü bir yarışmacı olarak görülüyor. Ancak Moskova Adigey’in tamamen sadık ve uysal biri tarafından yönetilmesini garantileyecek gibi görünüyor, yani Moskova’dan ya da komşu Krasnodar bölgesinden etnik bir Adige atanabilir.
Çerkes eylemciliği Moskova’yı Kuzey Kafkasya politikalarını düzeltmeye zorlayabilecek potansiyele sahip. Bununla birlikte, bölgenin dış dünyadan izolasyonuna son verilmesi, genel seçimlerin getirilmesi gibi Kuzey Kafkasya’da radikal değişimlere izin vermek, görünen o ki, Moskova’nin planlarında yok.
Ajans Kafkas tarafından Türkçe’ye çevirtilen yazı, Haberhit internet sitesinden alınmıştır.

Yoruma kapalı.

Scroll To Top