HABERLER

ÇERKES KAMUOYUNA

ÇERKES KAMUOYUNA ,

Bilindiği üzere 21. yy gerek dünyada ve gerekse Türkiye’de yaşayan Çerkesler için çözümlerden çok sorunların yüzyılı olarak başladı. Soykırım ve sürgün politikalarının dünyanın dörtbir yanına savurduğu Çerkesler diğer yandan da devletler eliyle asimilasyon ve toplumsal homojenizasyon sürecine maruz bırakıldılar. Toplumumuz, sorunlarının çözümü ve tarihten gelen haklarının iadesi mücadelesi ve beklentisi içinde olduğu yeni yüzyılda doğal muhatapları tarafından derin bir hayal kırıklığı ve umutsuzluk sarmalına terk edildi. Özellikle Rusya Federasyonu (RF) nezdindeki somut kazanımlar ve tarihsel kabuller yerini Soçi meselesinde olduğu gibi tahkir ve inkar uygulamalarına terk etti. Öte yandan Çerkesler örgütsel hak arama yöntem ve paradigmaları konusunda da ayrışmalar ve kimi noktalarda kamplaşmalara sürüklendi.

Türkiye’de örgütlü mücadelenin başlangıcı bölge derneklerine dayanır. Uzun tartışma ve sancılı süreçler sonunda gelinen noktada 50’yi aşan üye dernekleri ile KAFFED örgütsel olarak ciddi bir gücü ve önemli bir örgütlülüğü temsil etmektedir. Ancak son yıllarda ortaya çıkan tablo alışılagelen “kültürel varoluşçu” dernekçiliğin ve örgütlülüğün Çerkes ulusal varolma mücadelesi için yeterli olmayacağını giderek gün yüzüne çıkarmaktadır. Diaspora Çerkesleri RF ve Türkiye’nin baskıcı, antidemokratik, dışlayıcı yaklaşımlarına karşılık, KAFFED örgütlü, kararlı ve “doğal hakları talep” eksenli mücadeleyi yüreklendirmeli, kendi toplumunu arkasına almayı başarmalıdır. Toplumda giderek artan memnuniyetsizliğin arkasında risk alamayan, denge politikaları güden, toplumun potansiyelini ateşleyemeyen örgüt görüntüsü yatmaktadır.

Şunun bilinmesini isteriz ki KAFFED bizim çatı örgütümüzdür, onun gücü bizim gibi üye derneklerin gücüne bağlıdır. Üst örgütümüzün şeffaf, ilkeli ve üyelerine kulak veren yapısı toplumumuzun gücüdür. Bu açıdan demokratik örgütlülüğün toplumun beklentilerine karşılık vermesi için daha fazla çaba harcanmalıdır. KAFFED, kendisine yönelen eleştirilere kulak vermeli, tüzüğünü daha da demokratikleştirmeli, Danışma Kurulu olarak KAFFED Tüzüğünde yer alan (M.18) Başkanlar Kurulu etkin kılınmalıdır.

KAFFED aracılığı ile üyesi olduğumuz Dünya Çerkes Birliğine (DÇB) yönelen eleştiriler iyi analiz edilmelidir. Kuruluş yıllarında ve hemen sonrasında elde edilen kazanımların zamanla kaybedildiği, DÇB’nin etkisizleştirildiği algısı güçlenmektedir. KAFFED DÇB’nin en önemli bileşenidir ve hem başarılarının hem de başarısızlıklarının paydaşıdır. Bu itibarla DÇB üzerinden özellikle disporanın doğal haklarının iadesi için rasyonel politikalar gütmeli, şeffaf ve sivil yapısını güçlendirmelidir. Bu dönemde Suriye’deki iç savaşın mağduru soydaşlarımızın doğal hakları için, konunun insani boyutundan hareketle çifte vatandaşlık, anavatana dönüş ve sığınma taleplerinin karşılanması için tüm federe cumhuriyetler ve RF nezdinde DÇB rasyonel şekilde değerlendirilmelidir.

Özellikle 2014-2015 yılları pek çok önemli ve simge niteliğinde olayları, potansiyel risk ve fırsatları taşımaktadır. Bunların başında Soçi Kış Olimpiyat Oyunları gelmektedir. Son iki yılda Türkiye’den yükselen Soçi karşıtı hareket desteklenmeli ve uluslarası nitelik kazandırmak için her türlü enstrüman kullanılmalıdır. Sürgün ve soykırımın 150. yılı dolayısıyla iç kamuoyuna ve (başta doğal sorumlusu ve muhatabı olması dolayısıyla) RF’ye yönelik kitlesel eylemler planlamalı, bu eylemlerde Türkiye’deki diğer kurum, kuruluş ve bağımsız gruplarla proje bazında ilkeli birliktelikler için çaba gösterilmelidir.

Gelinen noktada sosyal ve hukuksal alanda bir takım değişiklikler ve demokratikleşme adımları hayata geçirilmiştir. Bu durumun getirdiği anadil konusunda toplumun bilgilendirilmeye ve yüreklendirilmeye ihtiyacı olduğu açıktır. İçselleştirilmiş ve yersiz korkuların, toplumsal duyarsızlığın geleceğe dair telafisi çok zor olumsuzluklara gebe olduğu unutulmamalıdır. KAFFED geçtiğimiz birkaç yılda bu konuda önemli adımlar attı ve projeleri hayata geçirdi. Bu takdire şayandır ancak sonuca dönük olabilmesi için toplumsal talebin oluşturulması, bu en temel hakkın kullanımına ilişkin yönlendirme, motivasyon ve gerekirse danışmanlık hizmetlerinin verilmesi gereğine inanıyoruz. İlaveten Çerkesler, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları olarak devletten demokratikleşme ve yeni Anayasa konusunda istek ve beklentilerini yüksek sesle dillendirmeli, kurumlar da bu sürecin zorlaştırıcısı değil kolaylaştırıcısı olmalıdır.

24 Kasım günü önümüzdeki iki yıl KAFFED’i yönetecek yeni kadrolar için bir seçim yapılacak. Bizler KAFFED’in yeni yönetiminin hem Kafkasya’da hem de diasporada rasyonel, cesur, katılımcı, talepkar politikalar üretebileceğine olan inancımızı sürdürmek istiyoruz. Toplumsal mücadelelerde ve buna bağlı olarak kurumlarda cepheleşmek, kurumları kısır ve bireysel kavgaların öznesi yapmak, kapıları kapatmak hiç kimsenin yararına değildir. Unutulmamalıdır ki kurumlara, yöneticilerine ve politikalarına yönelik yapıcı eleştiriler işin doğası gereğidir. Bu eleştirilerden alınacak doğru mesajların kurumları güçlendireceğine olan inancımız tamdır.

Kamuoyuna saygı ile duyururuz.

İstanbul Kafkas Kültür Derneği KAFFED Delegeleri;

1. Yaşar NOGAY
2. Mahmut Nedim ÖZEL
3. Günsel Şurdum AVCI
4. Cengiz Gül
5. Ümit Duman
6. Doğan Duman
7. Mine Bağ
8. Hava KARADAŞ
9. Janberd DİNÇER
10. Aydın Erken
11. Yaşar GÜVEN
12. Okan İŞCAN
13. Cankat ACI
14. Özlem AYDEMİR
15. Hilal POLAT
16. Yüksel DİNÇER
17. Setenay DÖNMEZ
18. Hüseyin TUTAR
19. Timur ŞAHİN
20. Yetkin İNANÖZ
21. Yüksel GÜNEŞ
22. Suat BOLAT
23. Zafer SÜREN
24. Fatma ÖZDEMİR

Yoruma kapalı.

Scroll To Top