HABERLER

DÇB VE SON GELİŞMELERE DAİR KAMUOYUMUZUN DİKKATİNE SUNARIZ..!

23/07/2014

KAFKAS DERNEKLERİ FEDERASONU YÖNETİM KURULUNA

ANKARA

Son günlerde Dünya Çerkes Birliği (DÇB) tarafından yürütülen ve kabulü mümkün olmayan birtakım projeler ve hamleler yazılı ve görsel medyaya taşmaya başladı. Çerkesler özelinde kuruluş felsefesine ve genel bakış açısı ile sivil toplum örgütü mantığına uygun düşmeyecek şekilde “devletçi ve vesayetçi” zihniyetle, Çerkes anavatanına ve diasporasına hizmet etmeyen, devlet güdümlü, gizli servislerce planlandığı aşikar bir takım sözüm ona “projeler” ile toplum fişlenmeye,  demokratik ve barışçıl muhalefet her açıdan pasifize edilmeye çalışılmaktadır. İşin tuhafı bu süreç Rusya’nın kendi dinamikleri ile değil DÇB gibi Çerkes sorunsalını çözme iddiası ile kurulmuş yapılarla hayata geçirilmektedir. DÇB kurulduğu günlerde ortaya koyduğu vizyoner yapıdan uzaklaşmış (veya uzaklaştırılmış) olup, kendi bileşeni olan yapıları dahi kontrol etmeye, pasifize etmeye, farklı amaç ve hedeflere yöneltmeye gayret etmektedir.

DÇB’nin kuruluşundan beri üyesi olan ve kurumsal üyeleri arasında nitelik ve nicelik olarak temsiliyet kabiliyetine haiz yapı KAFFED’dir. Ancak yıllarda DÇB’nin karar alma süreçleri, kabulü imkansız kimi faaliyetleri, Türkiye ve diasporaya müdahale biçimleri ile adeta bir devlet kuruluşu görüntüsü vermektedir. Bu durum toplumun konuya uzak-yakın ilişkili tüm kurum ve şahısların tepkisine sebep olmaktadır. Bu tepkiler zaman zaman yazılı medyada dile getirilmekte, sosyal iletişim alanlarında sıkça tartışılmaktadır. Tüm bunların ötesinde KAFFED’in üyesi derneklerde de konuya ilişkin rahatsızlığın boyutu gün geçtikçe artmaktadır.

Yapılan değerlendirmelerden sonra ortaya çıkan manzara; DÇB’nin sivil ve bağlantısız kurum kimliğini yitirdiği, Rusya Federasyonu devleti ile yakın çalıştığı ve Çerkes sorunsalını çözme istek ve kararlılığına artık sahip olmadığı istikametindedir. Öyle ki DÇB mevcut haliyle KAFFED ile istişari mekanizmaları çalıştırma gereği dahi duymamakta, kabul edilmesi asla mümkün olmayan adımlar atmakta ve inandırıcı olmaktan hayli uzak açıklamalar yapmaktadır. Ortaya çıkan tablonun oluşturduğu genel algı DÇB’nin tehlikeli ilişkiler içinde olduğu ve hatta misyonunu tamamladığı yönündedir.

Gelinen noktada İstanbul Kafkas Kültür Derneği olarak aşağıda sıraladığımız hareket tarzının benimsenmesi gereğine inanıyoruz:

1.       DÇB’nin en büyük bileşeni olan KAFFED’in mevcut savrulmayı toparlayıcı olmak amacıyla bir dizi adım atmasını zorunlu kılmaktadır. Öncelikle KAFFED diasporayı pasifize etmeye, kurum ve bireyleri fişlemeye yönelik iddialar karşısında DÇB’nin doyurucu açıklamasını ivedilikle talep etmelidir.

2.       DÇB’nin yeniden sivilleşmesi ve devlet güdümünden kurtulmasının artık mümkün olmadığı değerlendirilmektedir. Bu noktada KAFFED günlük ve kısır mülahazalardan kurtulmalı, uzak geleceğe projeksiyon yapmalıdır. Bunun yolu ulusal ve uluslararası geniş katılımlı bir arama sürecine girmektir.

3.       KAFFED açısından DÇB’nin mevcut yapısına üyeliğin devamı kabul edilemez bir duruma dönüşmüştür. Bu noktada DÇB yöneticileri ile olağanüstü bir toplantı ve değerlendirme sürecine girilmelidir. Bu aşamada KAFFED mevcut yapıya üyeliğinin gözden geçirileceği, gerekli görüldüğü taktirde üyelikten ayrılma seçeneğinin ciddi olarak gündemde olduğu beyan edilmelidir.

4.       Çerkeslerin gerek anavatandaki problemleri ve gerekse diasporanın sorunları açısından uluslararası kamuoyu oluşturmak, haklılığını ve isteklerini uluslararası zeminlerde hiçbir devletin etki ve güdümünde olmaksızın gündeme getirme sorumluluğu vardır. Bu sorumluluk toplumumuzu uluslararası camiaya daha yakın ve etkileşim halinde olabileceği mecralara itmektedir. Bu itibarla yeni hedef zemini Çerkes entelijansiyasınına yaslanan Avrupa’da örgütlenmenin yolunu açmak olmalıdır.

İstanbul Kafkas Kültür Derneği olarak değerlendirme ve önerilerimizi kurumsal disiplin ve örgüt inancından ayrılmaksızın, toplumumuza ve üyelerimize sorumluluğumuzun gereği olarak yapıyoruz. Ancak mevcut durumdan ilerleme kaydedilememesi, tatminkar açıklamaların yapılmaması ve gerekli adımların atılamaması durumunda kurumsal anlayışımızı ve mevcut tabloya karşı duruşumuzu kamuoyu ile paylaşmak zorunda olduğumuzun bilinmesini isteriz.

Saygılarımızla,

 

Hava Karadaş

Başkan

 

İstanbul Kafkas Kültür Derneği Yönetim Kurulu Adına

 

Sayı: 2014/80 Tarih: 26/07/2014

 

Sayın Havva Karadaş İstanbul Kafkas Kültür Derneği Başkanı İstanbul

 

Sayın Karadaş, 23 Temmuz 2014 tarihli, Dünya Çerkes Birliği’nin (DÇB) son dönemdeki bazı faaliyetlerine ilişkin mektubunuz için teşekkür ederim. Mektubunuzda belirtilen tespit ve önerileri büyük ölçüde paylaştığımı belirtmek isterim.

Göndermiş olduğunuz yazıda belirttiğiniz gibi DÇB, dünyadaki tüm Çerkeslerin sorunlarının gündeme getirilmesi ve çözüm yollarının geliştirilmesi amacıyla anayurt ve diasporadaki Çerkes sivil toplum kuruluşları tarafından kurulmuş bir örgüttür ve bugüne kadar önemli çalışmalar yapmıştır. Ancak özellikle son dönemde DÇB yönetiminin, DÇB kuruluş ilkeleri ile uyumlu olmayan ve tam da bu nedenle mevcut karar alma mekanizmaları işletilmeden yürürlüğe sokulan bazı uygulamaları hepimizi kaygılandırmaktadır.

Bu durum karşısında DÇB’nin kurucu ve en önemli bileşenlerinden biri olan Kaffed’in Yönetim Kurulu olarak, mektubunuzda da önerildiği gibi, Kaffed’in mevcut savrulmayı toparlayıcı olması amacıyla bir dizi adım atılması kararlaştırılmıştır. Bu kapsamda, DÇB tarafından Rusya Toplum Odası’ndan hibe almak için hazırlanmış proje başvurusu ve Ukrayna Parlamentosu’na Çerkes Soykırımının tanınması için yapılan başvuru konusunda Kabardey Balkar Pravda gazetesinde 4 Temmuz 2014 günü çıkan habere ilişkin iki açıklama Kaffed web sitesi aracılığıyla yapılmış ve DÇB Genel Başkanı Sahurokue Hauti’ye gönderilen mektup ile;

 

a) özellikle yukarıda belirtilen iki konuda DÇB yönetiminden kapsamlı açıklama istenmiş,

b) DÇB’nin kuruluş ilkelerinin yeterince sahiplenilmediğine ilişkin kaygıların hızla arttığı ve DÇB Yönetimi’nin, Yönetim Kurulu ve üye kuruluşların mutabakatına dayanmayan ve gerekli istişareleri yapmadan bazı faaliyetleri gerçekleştirmesinin durumun vehametini arttırdığı vurgulanmış,

c) Kaffed – Yaşar Aslankaya isminin katılmadığı bir toplantının katılımcısı olarak gösterilmesi durumuyla ilgili gerekli düzeltmenin gazete sayfası ve DÇB web sitesinden yapılması, ayrıca sorumluların hesap vermesi, böylesi hataların bir daha gerçekleşmemesi için gerekli tedbirlerin alınması,

d) DÇB’nin önümüzdeki dönem gerçekleştireceği faaliyetler ile karar verme süreçlerinin de değerlendirileceği bir Yönetim Kurulu toplantısının en kısa sürede yapılması, talep edilmiştir.

 

Mevcut sorunlarımızın niteliğinden dolayı anayurt ve diasporadaki Çerkes sivil toplum kuruluşlarının bir araya gelerek ortak sorunlarına ortak çözüm yolları geliştirmesinin gerekliliği açıktır. DÇB’yi oluşturan bileşenlerinin büyük çoğunluğu halen aynı ilke ve amaçları paylaşmaktadır. Bu nedenle, DÇB’nin kuruluş ilkeleri doğrultusunda ve güçlü bir şekilde çalıştırılabilmesi gerekmektedir. Bu da büyük ölçüde Kaffed’in ve üye kuruluşlarının daha aktif olması ve etkili faaliyetler gerçekleştirmesi ile sağlanabilecektir. DÇB Yönetiminden gelecek cevaba göre bu doğrultuda gerekli adımlar, Başkanlar Kurulu ve Yönetim Kurulumuzda kapsamlı olarak istişare edildikten sonra atılacaktır. Kaffed Yönetimine DÇB konusunda yapılan eleştiriler, “Kaffed’in DÇB üyeliğinden acilen ayrılması” konusunda yoğunlaşmaktadır.

Kaffed Yönetim Kurulu olarak, DÇB’nin Anavatan-Diaspora arasında kurumsal bir köprü olması gerektiğine inanıyoruz. Geçmişte yaptıkları ve yapabilecekleri göz önünde bulundurulduğunda, yaşatılması ve kuruluş amacına uygun çalışması için özel çabalar gösterilmesi gerekmektedir. Bu çabalar gösterilmeden ve yerine başka bir kurumsal muhatap bulunmadan/oluşturulmadan, DÇB köprüsünün yıkılması anavatan ile diaspora arasındaki kurumsal ilişkilere tamir edilemez bir darbe vuracaktır.

 

Bütün bunlara bağlı olarak yazınızda belirttiğiniz; “…Çerkeslerin gerek anavatandaki problemleri ve gerekse diasporanın sorunları açısından uluslararası kamuoyu oluşturmak, haklılığını ve isteklerini uluslararası zeminlerde hiçbir devletin etki ve güdümünde olmaksızın gündeme getirme sorumluluğu vardır…” konusu ise, bir önceki Başkanlar Kurulunda, katılımında az olması nedeniyle kısaca görüşülmüştür. Çalışma Programımızda “Diaspora Birliği” olarak anılan yeni örgütlenme modeli, geniş katılımlı Başkanlar Kurulu ve İstişare Toplantılarında somutlaştırıldıktan sonra gerekli çalışmalar yapılacaktır.

 

Bu vesileyle ilgi ve desteğiniz için teşekkür eder, çalışmalarınızda başarılar dilerim.

Yaşar Aslankaya Genel Başkan

 

Yoruma kapalı.

Scroll To Top