HABERLER

Haceşlerden kalanlar

Düzce’nin  Çerkes köyü Arap Çiftliği’nde mütevazı Çerkes evlerini araştırıyorum.1976 yılından bu yana Türkiye’nin değişik yerlerinde ve Kafkasya’da yaptığım araştırmalarda bu kültürün yaşam biçimlerini oluşturan mimari değerlerinin en güzel yansımasını ‘’Misafirhane’’lerinde (Haçeş,Adıge dilinde konukevi) buldum.Hemen her ailenin kendi ekonomik yapısını yansıtacak nitelikte, kendi konutunun dışında bahçesine inşa ettiği misafirhaneleri… Konuklarını en iyi ve rahat bir biçimde ağırlamanın,onlara verilen değerin en güzel örneklerinden biri.Türkiye’de Çerkes toplumunu tanıyanların bu toplumun konukseverliği hakkındaki düşünceleri hep olumludur. Elinde var olan tüm imkanlarını her koşulda konuğuna ikram etmek,onu saygı ile ağırlamak bu kültürün en önemli özelliklerinden biridir. Düzce’de 130 yıllık orijinal bir yapı olarak, günümüze kadar gelen bu örneği,sahipleri ve bu günkü varisi Hikmet Zengin özellikle korumuş. Yapıldığı döneme ait yaşam koşullarının gerektirdiği bir mekan düzenlemesine sahip evde, ön verandaya bakan dizi odalar biçiminde planlanmış. Her oda bağımsız,    içinde ocağı, küçük mutfak dolabı ve yunağı (banyosu) ile günümüz motellerinin örneği gibi. Ancak burada konaklamada hiçbir para birimi geçmez, süre tamamen konuğun belirleyeceği, hizmetin de ilk günden ayrılıncaya kadar saygın ve içten verildiği bir anlayış ile sunulur. Aslında Anadolu insanına yabancı olmayan bu değer, kentleşme ile varlığını günümüzde yitirdi. Bu gün bazı köy yerleşimlerinde ve kültürlerini yitirmemiş ailelerde bu anlayış halen devam etmekte.

Sanayileşen toplumlarda, kentlere göçlerin getirdiği yeni yaşam biçimleri, büyük kent yaşamı içinde, koşulların bu anlayışa imkan vermemesi ve en önemlisi de kültürel, sosyal yaşam değerlerimizin her geçen gün eritilmesi, bu güzel değerlerimizi yok etti. Bu gün büyük kentlerde yaşam mücadelesi veren insanların, günlük yaşama muhtaç olan ekonomik yapıları da, bu geleneğin yaşatılmasını mümkün kılmamakta. Çok değil 20-30 yıl önce  toplumun tüm aile yapıları içinde çok olağan saydığı misafirperverlik olayı, günümüzde bireysel ve bencil anlayışın hakim olduğu kentlerde artık yok. Bize dayatılan yeni kültür ve yaşam biçimleri, her gün ekranlardan, renkli basından olanca gücü ile saldırırken, bu değerlerimizin yaşatılması için yapılacak her çalışma, bizi biz yapan, batıdan ayıran özelliğimizi yarınlara ve yeni nesillere taşıyacaktır. Yaşamlarında konukları için özel mekan yaparak, kültürlerinin en önemli bir geleneğini, tüm olumsuzluklara rağmen günümüze dek taşıyan  Çerkeslerde bu direnç henüz kırılmadı. Bu toplumun gelenekleri, yaşamı, kültürü,günümüze dek gelen  mimari  anlayışı  uygulaması ile, bir örnektir. Her toplumun sahiplendiği bu değerleri yaşatma arzusu, insanca yaşama,saygıya ve sevgiye prim verecektir. Bu günlerde o primlere çok ihtiyacımız var…

 

 

Yazara Ait Diğer Makaleler
Haceşlerden kalanlar (2010-01-29)

Yoruma kapalı.

Scroll To Top