HABERLER

GÜNCEL DEĞERLENDİRME VE KAMUOYUNA ÇAĞRI

 

Türkiye birkaç aydır yaşadığı terör eylemleri ile uğraşırken 15 Temmuz akşamı akıl ve vicdan sınırlarını zorlayan bir kanlı darbe girişimi ile karşı karşıya geldi. 15 Temmuzda bir grup halk düşmanı halkın seçilmişlerine, devlet kurumlarına dahası halkın kendisine silah doğrultmaktan çekinmedi. Ülkenin Cumhurbaşkanına kast etmeleri, genelkurmay başkanını ve komutanlarını esir almaları, TBMM’yi bombalamaktan çekinmemeleri girişimin sonuçlarının nerelere uzanabileceğine dair önemli ipuçları vermektedir.

Cumhurbaşkanı tarafından yapılan ‘sokaklara çıkın’ çağrısına geniş halk kitlelerin verdiği hızlı ve etkin yanıt Cumhuriyet tarihindeki tek darbe karşıtı halk hareketi olarak tarihte yerini almıştır. Darbenin planlaması, yapılışı, seçilen zaman, ilişkili yapı ve kurumlar, istihbari zafiyetler gibi  halen açıklanmaya gereksinen pek çok konuya karşın bu olay bir darbe girişimidir ve darbelerin  en ağır etkilerini her zaman geniş halk yığınları, suçsuz ve günahsız toplum kesimleri hisseder. Bu yönüyle tüm Türkiye vatandaşları, kurumları ve STK’ları büyük bir tehlikenin kıyısından dönmüştür.

Bu menfur olay esnasında, darbecilere karşı girişilen mücadelelerde ve gerekse devlet kurum ve kuruluşlarına yapılan saldırılarda 208 vatandaşımızı yitirdik. Bu karanlık gecede kaybettiğimiz hemşehrilerimizden Çorumlu Tletseruk Erol OLÇOK ve sevgili oğlu Abdullah OLÇOK, Uzunyayla-Pazarsu Köyü’nden Bırs Cüneyt BURSA, Göksun Kamışcık Köyü’nden Bıde Gökhan ESEN,  Ankara’dan Lıpcse Zafer KOYUNCU, Tokat Alpudere Köyü’nden Mehmet GÜDER, Sinop Büyükdüz Köyü’nden Ömer Can AÇIKGÖZ, Düzce Çalıcuma Köyü’nden Harat Ufuk BAYSAN’a Allah’tan rahmet, ailelerine başsağlığı diliyoruz.

Bu vesileyle sivil, demokratik ve meşru güçlere olan inanç ve desteğimizi bir kez daha yinelerken sürecin tüm Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları için daha demokratik yarınlara uzanması için gereken her türlü desteği vermeye hazırız.

Öte yandan zor zamanları aşmak her zamankinden daha özenli ve daha dikkatli olmayı gerektirir. Toplumsal ve bireysel kutuplaşmaların, cepheleşmelerin bu dönemde Çerkes toplumuna getireceği hiçbir yarar yoktur. Bu itibarla süreç içinde kurumlar arası iletişim ve eş güdümü artırıcı önlem ve davranışlar her zamankinden daha önemli olup dışlayıcı, ötekileştirici ve en önemlisi suçlayıcı tutumlardan kaçınılması hayati önem taşımaktadır.

 

İstanbul Kafkas Kültür Derneği

Yoruma kapalı.

Scroll To Top