HABERLER

Nur Üner’in seminerine davetlisiniz

İKKD üyelerini 22 Şubat 2014, Cumartesi, saat 20.00’da Nur Üner’in seminerine davet ediyor. Bu önemli semineri kaçırmamanızı tavsiye ediyoruz.

Seminer deneyimi sonrasında; ertesi gün, sizin için farklı bir gün olacak, belki farklı bir hayatın başlangıcı!

 

Seminerin konusu ile ilgili ayrıntılar aşağıdaki gibidir.

Sevgi  bir deneyimdir,
Bir davranış şekli değil…
  Byron Katie

Sevgi Bir Yaşam Şeklidir;
Zihnimiz bitmek tükenmek bilmeyen bir konuşma içindedir. Bir başkasını dinlermiş gibi görünürken de konuşur, film izlerken, kitap okurken, dans ederken… Ancak muhteşem bir manzara karşısındayken ya da beklenmedik ani bir kazanın içindeyken durur ve sonra devam eder. Hatta böyle durumlarda “dünya durdu” deyimini kullanırız, duran sadece zihnimizdir.

Öylesine özdeşleşmişizdir ki zihnin düşünme faaliyetiyle: Düşünüyorum o halde varım” doğru mu? Düşünürken var olan kim? Varlığımız salt düşünceye bağlanıyorsa o halde düşüncenin olmadığı yerde hayat yoktur. Bu doğru mu? Her ne kadar düşünmek entellektüel anlamda geliştirilmesi gereken olarak öğretilmiş olsa da, bir an için gün boyu neler düşündüğümüze bir dikkat edelim. Kafamızın içinde adeta bir başöğretmen ya da moda deyimiyle yaşam koçu vardır; öğretici, eğitici, yüceltici, aşağılayıcı, beğenilerimizi belirleyen, ne yapıp yapamayacağımıza karar veren, her şeyden önemlisi olumsuz fikirlere prim veren.

http://www.nuruner.com/

“Kumanda zihindedir ve ekrana da bizim davranış ve sözlerimiz yansır”

Acılarımızın kaynağı düşüncelerimizdir;

1-) Acı olan “olay” değil, olay hakkındaki düşüncelerimizdir.

2-) Kimi zaman kendimizle ilgili olumsuz bir davranışı farketsek de bırakamayız. Çünkü düşünceyi bırakmamışızdır. Kumanda zihnin (egonun) elinde olduğu sürece, ekrana yansıyan -istesek de istemesek de- aynı olacaktır.

3-) Zihin (ego), dünyanın yöneticisi olduğuna inanır. Zihin (ego), dünyanın kurtarıcısı olduğuna inanır. Zihin (ego), geliştirdiği geliştireceği yeni düşünce faaliyetleriyle dünyayı, evreni çözümleyici güç olduğuna inanır. Bunun tersinin doğru olduğunu gösteren tüm delillere rağmen, inanç değişmez.

4-) Yakınlarımız arasında -anne, baba, eş, çocuk- birini düşünün ve o kişinin en sevmediğiniz özelliğini hatırlayın, sizi çok zorlayan bu durumu değiştirmek için bildiğiniz bütün yolları denediniz olmadı. Peki, o kişi hakkındaki düşüncenizi incelemeyi denediniz mi?

5-) Tek sorumluluğumuz, yaşadığımız her şeyin yüzde yüz sorumlusunun -suçlunun değil- kendimiz olduğunu anlamaktır.

6-) Çocuklarımızın davranışlarını kontrol etmeye çalışmak yerine, düşüncelerimizi ve dolayısıyla yansımalarını değiştirmek çok daha kolaydır.

7-) Aydınlanma bilgi ile değil bilgelikle gelecektir.

“Bilgelik hepimizde aynı düzeydedir
Bu gerçeği algılamakta farklılık gösterebiliriz”

Yoruma kapalı.

Scroll To Top