HABERLER

Rusya Federasyonu Federal Meclisi’nin dikkatıne

Rusya Federasyonu Devlet Başkanı V.V.Putin

Rusya Federasyonu Federal Meclisi’nin

dikkatına

Sayın Vladimir Vladimiroviç!

Sayın Rusya Federasyonu Federal Meclisi Milletvekilleri!

Son yirmi yıl içinde, Rusya Federasyonu’nda demokratik süreçlerin geliştirilme koşullar altında, Rus ve Uluslararası Çerkes Toplulukları, çözümleri Rusya Federasyonu yetkili makamlarının münhasır yetkisinde olan, Çerkes halkının sorunlarını defalarca ülkemizin yöneticilerin önüne koymuşlardı.

Tekrar, Rusya Federasyonu Devlet Başkanı’nı, Rusya Federasyonu Federal Meclisi’ni tarafımızdan sunulan bir takım sorunlarını dikkate almalarına ve bizim başvurumuz ile ilgili olarak hukuki ve siyasi çözümleri almalarına çağırıyoruz.

Adığeler (Çerkesler): etnogenezisi İlk Tunç Çağında, M.Ö. IV. yüzyılında başlayan  ve tarihi, X. Yüzyıldan başlayarak, yakından Rus halkının tarihi ile bağlantılı olan, Kuzeybatı Kafkasya’nın yerli halkıdır.

Sovyet döneminde kabul edilen etnonimik ve idari adlandırılmasına uyarınca ve en yüksek yerleşme enklavlarına göre Adığıler Adıgeyler (Adigey Cumhuriyeti’nin Adıge nüfusu), Çerkesler (Karaçay-Çerkes Cumhuriyeti ve Krasnodar Krayı’nın Uspensk rayonunun Adıge nüfusu), Kabardinler (Kabardey-Balkar Cumhuriyeti’nin Adıge nüfusu), Mozdok Kabardinler (Kuzey Osetya’nın  Adıge nüfusu) ve Tuapse bölgesi ve Büyük Soçi’nin Karadeniz Şapsığları olarak bilinirler.

Adıge ülkenin, Çerkesya’nın tam imha edilmesi ile sona eren, 1763 – 1864 yıllarında  Rusya İmparatorluğu’nun saldırganlığına karşı kahramanca yüzyıllık bir direnişi Adığelerin tarihinde önemli bir tarihsel dönemidir. İlhak edilen Çerkes toprakları Kuban bölgesi, Karadeniz vilayeti, Terek bölgesine dahil edilmiştir. Çerkesya adının kendisi 1917 yılın devrimine kadar resmi kullanımından çıkarılmıştır.

Böylece, Kafkas savaşı yalnızca korkunç insan kaybına neden olmadı, aynı zamanda da, bir zamanlar toprak ve nüfusuna göre Kafkasya’nın en büyük ülkesi olan tarihsel Çerkesya’nın nüfusunun etnik bileşiminde nerdeyse tam bir değişimine yol açtı. Avrasya topraklarında XIX-XX yüzyılların çok sayıda askeri çatışmaları taçlandıran böyle bir “etnik temizliğin” örneğini bulmak zordur. Uzun tarihi boyunca Rusya İmparatorluğu Adığelere (Çerkeslere) karşı acımasız zulmü ile davrandığı gibi, hiç bir askeri rakibine karşı davranmadı.

Adığeler son yirmi yıl içinde Rusya idari yöneticilerinden Çerkesya (Kuzeybatı Kafkasya)’nın fethi sırasında Rusya İmparatorluğu tarafından işlenen soykırımının tanınmasını istiyorlar. modern Rus devleti ve toplum tarafından Çerkes (Adığe) soykırımının tanınması Adığeler tarafından tarihsel adaletin zaferi ve, tanınması temelinde tüm dünyada dağılmış halkın kapsamlı bir rehabilitasyonuna neden olabilecek, ınsanın temel ahlaki eylemi olarak değerlendirilir.

Çerkes (Adığe) soykırımının tanınma sorunu geçen yüzyılın 80’lerin sonlarından beri SSCB ve Rusya Federasyonu’nda Rus ve bölgesel (ve ayrıca Sovyetler Birliği) düzeylerde çeşitli bilimsel ve kamusal forumlarında aktif bir şekilde tartışılmıştır.

Kapsamlı bir bilimsel ve kamusal tartışma neticesinde Kabardey-Balkar SSC Yüksek Kurulu 7 şubat 1992 No 977-XII-B “Rus-Kafkas savaş yıllarında Adıgelere (Çerkeslere) uygulanan soykırımın kınaması hakkında” kararı kabul etmiş. Bu karar tekrar 1994 yılında kabul edilmiştir.

Bu konuda hükümete çok sayıda başvuru nedeniyle, Rusya Federasyonu Cumhurbaşkanı B.N. Yeltsin 18 mayıs 1994 tarihinde yaptığı “Kafkasya Halklarına” konuşması yayınlanmıştır.

Bu konuşmada ilk kez Rusya Federasyonu devlet düzeyinde Kuzey Kafkasya halkları için Kafkas savaşının yıkıcı sonuçlarının siyasi değerlendirmeleri verilmişti: “Büyük insan ve maddi kayıplara neden olan Rus-Kafkas Savaşının yankısı hala bir sürü Rusyalının yüreğinde acılarla cevap vermektedir. Tanrı rahmet eylesin savaş alanlarında ölenleri, savaşın zaliminden dolayı hayatını kaybedenleri ve Anavatanını terk etmek zorunda kalıp, gurbette Anavatanını kaybetme acısını çekip ölenleri. O eski trajik olayların hatırası torunların yüreğinde saklı kalsın ve yeni trajedilerin uyarsı olarak bizlere hizmet etsin”.

Rusya Cumhurbaşkanı Kafkas savaşını “Kafkas halklarının kendi öz toprağında hayatta kalmak için verdikleri cesur bir mücadele” olarak tarif etti. Kuzey Kafkasya diaspora temsilcilerinin geri dönüş konusunda Rusya Cumhurbaşkanı: “Rus-Kafkas savaşında bizlere miras olarak kalan problemleri ve özellikle Kafkas göçmenlerinin torunlarının tarihi anavatanına dönüşü, tüm ilgili tarafların katılımıyla yapılacak görüşmeler ile uluslararası bir düzeyde çözülmelidir”, dedi.

Sonuç olarak Rusya Cumhurbaşkanı: “Eminim ki, demokratik bir devletin kuruluşunda beraberlik, toplumsal ve milletler arası mutabakat ve sivil barış, Rusya’nın ve Kafkasya’nın en iyi temsillerinin, ülkemizde yaşayan halklarının saadeti ve refahı için hayallerinin gerçek olmasının garantisi olacaktır”, söyledi.

Boris Yeltsin tarafından belirtilen, Kafkas Savaşı’nın ve Kuzeybatı Kafkasya nüfusunun (çoğunlukla Adığe-Çerkesler) Osmanlı İmparatorluğu’na sürülmesinin olumsuz etkilerini aşma gereksinimi ile ilgili problem kompleksinin çözümü doğrultusu malesef henüz geliştirilmiş değil.

29 Nisan 1996’da Adıgey Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı ve Devlet Şurası- Khase, Rusya Federasyonu Devlet Dumasına, Rus-Kafkas savaşı sırasında Adıge (Çerkes) halkına uygulanan soykırımın tanınması ile ilgili kararnamesi kabul edildi.

Bu çağrıda Adıge (Çerkes) halkına uygulanan soykırımın kamusal olarak tanınmasının mübrem ihtiyacı vurgulanmaktadır:

“21 mayıs 1994, Adıge (Çerkes) halkının tarihindeki en trajik sayfa olan Rus-Kafkas savaşının bitişinin 130. yılı … Ama Çerkes Halkı’nın trajedisi sadece savaşın dehşetiyle sınırlı kalmadı. Savaşın devamı olarak, Adıge (Çerkes) halkının %90’ının sürgünü, soykırımın da bir biçimi ve devamı olmuştur. Çünkü Çerkes halkının doğal yaşam ortamından koparılıp, Osmanlı İmparatorluğu’na göç ettirilmesi ve o topraklardaki yaşam şartları, zorunlu göçmenlerin, görgü tanıklarının gördüklerini ürpertisiz aktaramadıkları, yeni sayısız kurbanlar vermelerine neden oldu.

Adıgelerin (Çerkeslerin) bugünkü nesli, o yıllarda yaşanan olayları doğru bir şekilde algılıyor. Kafkas topraklarının hem yüz binlerce dağlı için, hem de hakim sınıfların çıkarları için ölen yüz binlerce sıradan Rus askeri için bir kardeş mezarı; Kafkasya’daki ve Rusya’daki annelerin yüreklerindeki evlat acısı ve gözyaşlarının da aynı olduğunu biliyor.

Kimsenin halkın hafızasından bu tür olayları silme gücü yoktur. Daha da önemlisi, geçen yüzyılın bu trajedisinin yankısı, yabancı bir halk statüsünde yaşadıkları ülkelerdeki hükümetlerin keyfiyetlerine ve tarihi gelişimlerine zorunlu olarak bağımlı bir durumda kalan, gurbete dağılmış hemşerilerimizin kaderinde duyulmaktadır. Bir anda anavatanın dışında kalan milyonlarca hemşerimizin yaşadıkları yerlerde onurlarının ve şereflerinin aşağılandığının; sosyal, politik ve kültürel haklarının ihlal edildiğinin; milli ve dini kimliklerinden dolayı kovuşturmaya uğradıklarının örneklerini gördükçe Adıge (Çerkes) hemşerilerimizin duygularını ve neyin içinden geçtiklerini daha iyi anlamaktayız.

Çarlık otokrasinin Rus-Kafkas savaşı sırasında ve sonucunda Adıge (Çerkes) halkına uyguladığı soykırımın kabul edilmesini ve kınamasını talep ediyor, bunun bir insanlık ve öldürülen masum insanların küllerine saygı borcu olduğuna inanıyoruz.

Devletin en üst yönetim organının yapacağı manevi bir değerlendirme; sürgün edilenlerin torunlarının sorunsuzca Anavatanlarına dönme hakkını tanıyan normatif hukuki bir değişikliğin kabul edilmesi ve geri dönüşte onlara devletin yardım etmesi, çokuluslu birleşik Rusya devletinin ayrılmaz parçası olan Adıge (Çerkes) halkına yönelik tarihi adaletin yerine gelmesinin temeli ve Adıgey Cumhuriyeti ile Rusya Federasyonu’nun halkları arasında samimi bir güvenin ve karşılıklı anlayışın güçlenmesine yardımcı olacaktır.”

Böylece, Rusya Federasyonu’nun Rus İmpratorluğu tarafından Adıge (Çerkes) halkına uygulanan soykırımın tanınması artık kısmen yasal şeklini kazanmaya başladı, çünkü, Rusya, federal bir devletin içinde olan iki cumhuriyetin parlamentoları uygun kararnameleri kabul ettiler.

1864 yılına kadar Kuzeybatı Kafkasya’nın Adıge (Çerkes) halkından sonra gelen en büyük etnik kütlesi Abhaz-Abaza’dır.

Doğal olarak, bu bağlamda, 15 Ekim 1997 tarihinde Abhazya Cumhuriyeti Parlamentosu “XIX yüzyılda Abhaz (Abaza) halkının sürgünü hakkında” kararnameyi kabul etmiş. Abhazya Cumhuriyeti Parlamentosu kararında şunları beyan etti:

«Abhazya Cumhuriyeti Parlamentosu XIX yüzyılın olaylarının tarihi ve politik-hukuki bir değerlendirmesini yapmış, şu kararları almıştır:

1. XIX. yüzyıl’da Abhaz (Abaza)’lara kırımı ve Anavatanlarından Osman imparatorluğu’na zorla sürgün edilmelerini, insanlığa karşı en ağır suçlardan biri, soykırım olarak kabul etmeyi.

2. 28 Haziran 1951, BM. Genel Kurul Konvansiyonu uyarınca 20. yüzyılda sürgün edilen Abhaz (Abaza) halkı mülteci statüsüne sahip olmalıdır.

3. Sürgün edilen Abhaz (Abaza) halkının torunlarının anavatanlarına geri dönüş istekleri koşulsuz kabul edilmelidir.

4. Geriye dönmek isteyen Abhaz (Abaza)’lara her türlü insani, hukuki ve politik desteğin BM, AGİT, BDT ve Çarlık Rusya’sı ile SSCB’nin yasal varisi Rusya Federasyonu’nca sağlanması ve bu tarihi hatanın düzeltilmesi için gerekli çabanın gösterilmesi.»

Bu koşullarda, açık tarihi bir gerçeğinin, XIX. yüzyıl’da Rus İmpratorluğu tarafından Adıge (Çerkes) halkına uygulanan soykırımının, göz ardı edilmesi aşırı siyasallaşması ve yabancı ülke parlamentolarının tamamen meşru görünen Adıge (Çerkes) halkına uygulanan soykırımın tanınması hakkında kararnameleri için bir alan oluşturdu.

20 Mayıs 2011 tarihinde kabul edilen Gürcistan Parlamentosu’nun “Kafkas savaşı sırasında Adıge (Çerkes) halkına uygulanan soykırımın tanınması hakkında” kararının belirgin siyasi motivasyonuna rağmen, görüşümüze göre, yasal, siyasi ve ahlaki açısından  Gürcistan Parlamentosu’nun kararı kusursuz ve tarihseldir. Çerkes soykırımı tanıyan ilk bağımsız devletinin, Kafkasya devletlerden biri olması, daha büyük bir değer verir buna.

Ayrıca, uluslararası kuruluşlar, kurumlar ve bağımsız tarihçileri Türkiye, Orta Doğu, ABD ve Batı Avrupa’daki Çerkes topluluklarının mevcut sorunlarını kaçınılmaz olarak, öztopraklarında imha edilen, sonra da  acımasız bir şekilde yabancı topraklara sürülen mutsuz bir halkın yüzyıllık destanı olarak analiz edecekler. Bu klişe hem bir takım Batı aydınların araştırmalar sayesinde, hem de ülkenin yetkililerinin gösterdiği dar görüşlü pozisyonu nedeniyle kararlı bir duruma geçiyor.

Ayrıca, Modern Rus tarihinde, kendi halkları üzerinde ülkemizin geçmişte yapılan soykırımın tanınmasında olumlu bir deneyim bulunmakta.  Özellikle de, RSFSC 26 Nisan 1991 tarihli No 1107-I “Cezaya Çarptırılan Halkların Rehabilitasyonu Hakkında” Kanunu; bu kanuna göre Stalin döneminde Kuzey Kafkasya ve diğer halklarına uygulanan  sürgün soykırımı olarak tanında. Bu ilke ve doğru değerlendirme üzerinde etkilenen Rus etnik grupların hızlı ve kapsamlı rehabilitasyonu gerçekleştirildi, bu sorun ise tamamen depolitize edildi.

Adıge (Çerkes) halkına uygulanan soykırımın tanınması öncelikle, gerçeği, adaleti, hükümet ve, hem Kafkasya’da yaşayan, hem de yurtdışındaki Çerkes diasporası olan, Çerkes halkı arasında sürekli bir anlayış ve işbirliğini oluşmasını amaçlayan evrensel, ahlaki bir eylemdir.

Bu karar, çok uluslu Rus halkının ve Modern Rus devletinin siyasi ve manevi desteği ile, Adığelerin şartsız hakkı olan, anavatanlarında uzun ve karmaşık birleşme sürecini başlatmak için tasarlanmıştır.

 

Bu bağlamda, tekrar, Rusya Federasyonu Devlet Başkanı’na, Rusya Federasyonu Federal Meclisi’ne “Kafkas savaşı sırasında Çerkes halkına Rus İmparatorluğu tarafından uygulanan soykırımın tanınması hakkında” kararı almaları için ricada bulunuyoruz.

Soçi’de geçecek 2014 Olimpiyat ve Paralimpik Kış Oyunlarına hazırlıkları bağlamında Çerkes soykırım konusu kamuoyu tartışmalarında son derece politize yeni bir ivme aldı.

Bununla birlikte, Olimpik Antlaşmada yer alan insanın uyumlu bir şekilde gelişmesini, insan onurunun korunması ile ilgilenen, huzurlu bir toplumun kurulmasını, insani değerlerin zaferini hedefleyen,  Olimpizmin temel ilkeleri Olimpiyat Oyunları’nın siyasi konular ile bağlantılı olmalarının herhangi bir olasılığını engeller.

1763 – 1864 yıllarında Adığe (Çerkes) halkına Rus İmparatorluğu tarafından uygulanan soykırımın tanınması esasen siyasi sorunu olarak, doğası gereği Olimpik Antlaşması, Soçi’de geçecek 2014 Olimpiyat ve Paralimpik Kış Oyunları ile ilişkilendirilemez.

Olimpiyat Oyunları’nın kültürel programı sorunun bir başka yönüdür. Onun hedefi, oyunları organize eden ülkenin kültürel çeşitliliğin, toplumsal yaşamın çeşitli alanlarında üstün başarıları küresel toplumuna tanınması, özellikle de Olimpiyat Oyunları’nın bölgesinin yerli nüfusun başarılarının gösterilmesidir.

Otokton etnik gruplara ilişkili bölgelerde Olimpiyat Oyunları’nın geçirilme uluslararası tecrübesi özgün tarihi ve kültürel mirasını uluslararası toplumuna gösterilmesini amaçlar. Olimpiyatları organize eden ev sahibi ülkeler geleneksel olarak  kendi hoşgörünü ve şu ya da bu yerli halkına özen göstermek için istekliliği göstermek amacı ile her türlü çabayı sarf eder. Bu tecrübe Soçi’de geçecek 2014 Olimpiyat ve Paralimpik Kış Oyunları sırasında oldukça gereklidir.

 

Bu bizim başlıca pozisyonumuzdur: Soçi’de geçecek 2014 Olimpiyat ve Paralimpik Kış Oyunları ile ilgili olarak Rus ve uluslararası Çerkes toplumun beklentileri.

 

Suriye Arap Cumhuriyeti iç silahli çatişmalar ve onun sonucunda ortaya çıkan insani kriz Rus ve uluslararası Çerkes toplumunu ilgilendiren en ivedi sorunudur. Savaştan dolayı yüz binlerce Suriye vatandaşı ülkeyi terk etmek zorunda kaldı. Komşu ülkelere gelen Suriye mültecilerin bazıları Rusya vatandaşı: Adığeler (Çerkesler), Kafkas Savaşı sonucunda XIX yüzyılın ikinci yarısında vatanlarını terk etmek zorunda kalan ve Ortadoğu’da yerleşmiş olanların torunlarıdır.

Suriye’deki Çerkes diasporasının temsilcilerinin büyük bir kısmı kendi dilini, kültürünü korumuş, Rusya Federasyonu’na tarihsel vatanlarına dönmeyi amaçlamakta, ancak birçok yasal, insani, teknik, mali nedenlerden dolayı kendi isteğini gerçekleştirme kapasitesine sahip değildir.

Adıgey Cumhuriyeti Devlet Şurası-Khase 28 Aralık 2011 tarihinde Rusya Federasyonu Devlet Başkanı, Rusya Federasyonu Federal Meclisi Odalar Başkanları’na yapılan “Suriye Arap Cumhuriyeti’nde yaşayan yurttaşlarının Adığe (Çerkes)’lerin Rusya Federasyonu’na gönüllü yerleştirilmesinde yardımcı olması hakkında” çağrısını kabul etti. Adığey, Kabardey Balkar ve Karaçay Çerkes Cumhuriyetlerinde Adığelerin kongreleri, Uluslararası Çerkes Derneği Genel Kurulu toplantıları, diğer Adığe ulusal hareketlerinin yönetim kurulları geçirildi. Onların üyeleri Suriye’de vatandaşlarımızın durumu konusundaki endişelerini dile getirdiler, Suriye’deki Adığe (Çerkes)’lerin tarihi vatanlarına geri dönmeleri için yardım eli uzatmak isteği ile kendi cumhuriyetleri ve Rusya Federasyonu her düzey yetkililerine yapılacak çağrıyı kabul ettiler.

Adıgey Cumhuriyeti Devlet Şurası-Khase tarafından çağrıyı kabulünden bu yana Rusya Federasyonu’na kendi başına en fazla bin vatandaşlarımız geldi. Ancak, Suriye’deki insani durum giderek kötüleşmeye devam ediyor, Rusya’ya gelemeyen, önemli sayıda Rus vatandaşları ise kendini üçüncü ülkelerde mülteci kamplarında (Ürdün’de: üç bine yakın, Türkiye’de: iki bine yakın, ayrıca Lübnan, Mısır, Suudi Arabistan, Irak) buldular.

Böylece, diğerlerinin yanı sıra, 2013 yılının Mart ayında Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti tarafından 178 kişiden oluşan Çerkes mülteci kafilesi Beyrut’tan kurtarıldı ve Gaziantep’te mülteci kampına yerleştirildı. Çerkes mülteci kafilelerin Türkiye’ye aktif tahliyesi devam etmektedir. Türkiye’deki mülteci kamplarında bulunan Suriyeli Çerkes mültecilerin büyük bir kısmı Rusya Federasyonu’na geri dönmeyi istiyorlar.

Fakat şuna dikkat edilmelidir ki, Suriye krizi yurtdışında kalan Çerkes diasporasının Rusya’ya karşı, Rus Çerkes ve diğer Kafkas halklarnın hükümete karşı tutumunu etkilemektedir. İlk aşamada, Suriyeli Çerkes topluluğun Rus yetkililerine çağrı, Adıgey Cumhuriyeti Devlet Şurası-Khase Rusya Federasyonu Devlet Başkanı, Rusya Federasyonu Federal Meclisi Odalar Başkanları’na yapılan çağrı, Federasyon Konseyi, Rusya’nın Çerkes bölgelerinden Suriye’ye bir heyet gönderilmesi Suriyeli Çerkeslerin kaderine ilgi göstereceğine bir ümit vermişti. Ancak, yurtdışında bulunan Rusya konsoloslukları ve diplomatik temsilcilikleri tarafından Rusya’ya geri dönüşe sistemli karşı koyma tecrübesi, Rusya’dan vatandaşlarımızın sınır dışı edilmesi geniş yığınlara mal oldu. Rusya Federal Göç Hizmetleri’nin (FMS) talebi üzerine pek çok yurttaşlarımız Rusya Federasyonu topraklarını terk etmek zorunda  kalıyor, bu durum ise büyük ölçüde bölgesel yönetimlerin Rusya’ya gelen Çerkes vatandaşlarımızın sosyal düzen kurmaları ve Rus sosyo-kültürel ortamına entegrasyonu ile ilgili çabalarını gözden düşürüyor.

Suriye’de artan askeri eylemlerin çerçevesinde Suriyeli Çerkes diasporunun son derece radikal, terörist, radikal güçlerin aktif varlığı ile sürekli istikrarsızlık bölgesi olan Orta Doğu’da “yayılması” Rusya vatandaşlarının uluslararası radikal ve terörist yapılara çekilme ve bazen de zorlama tehlikesini yaratmaktadır.  Suriyeli Çerkes topluluğunun temsilcileri Rusya’ya düşman olan ülkelerinin istihbarat servislerinin aktif etki odağı olabilir, uzun vadede ise, Kuzey Kafkasya bölgesinde güvenlik için bir tehdittir.

Buna karşılık olarak, Rusya’ya gelen Suriyeli Çerkesler devlet kurumlarının etkin kontrolü altındalar, aktif bir şekilde Rus sosyo-kültürel ortamına entegre oluyorlar. Bu çerçevede, Suriyeli Çerkes topluluğunun temsilcilerinin Orta Doğu ve Türkiye bölgesinde yayılmasının önlenmesi, hükümet ve kamu kurumlarının kontrolü altında Rusya’da onların “toplanması” acil bir görev haline geliyor. Rus sosyo-kültürel ortamına geniş bir yelpazede entegrasyon tedbirlerinin uygulanması.

Sorunun, siyasi, insani, örgütsel, teknik ve mali yönleri göz önüne alındığında Rusya Federasyonu Hükümeti’nin “Suriye Arap Cumhuriyeti’nde yaşayan yurttaşlarının Adığe (Çerkes)’lerin Rusya Federasyonu’na gönüllü yerleştirilmesinde yardımcı olması hakkında” özel bir kararın kabul edilmesi talep edildi.

Bu sorun ile ilgili deneyimini Rusya Federasyonu Hükümeti’nin 3 Temmuz 1998 tarihli No 690 “Kosova Özerk Bölgesi (Yugoslavya Federal Cumhuriyeti)’nden  gelen Adığe (Çerkes)’lerin Adigey Cumhuriyeti’ne yeniden yerleşmeleri için devlet desteği için acil önlemler hakkında” kararı örneklendirir.

Bu kararın kabul edilmesi de Rusya’ya gelen Çerkes vatandaşlarımızın sosyal düzen kurmaları ve Rus sosyo-kültürel ortamına entegrasyonu ile ilgili örgütsel, teknik, idari, mali sorunlarının çözülmesi gerektiğinden kaynaklanmaktadır.

Siyasi açıdan, Rus devletinin yoksul halkının kaderine ilgisinin kısa ve uzun vadeli olarak olumlu etkisi olacaktır. Bütün bunlar da yurtdışındaki – Türkiye, Ürdün, Almanya Federal Cumhuriyeti, ABD, İsrail’deki – Çerkes diasporaları ile güçlü pozitif işbirliği oluşturulması için, Rusya Federasyonu ve Çerkes diasporasının kültürel ve insani işbirliği programlarının geniş bir yelpazede geliştirilmesi ve uygulanmasında aktif bir şekilde kullanılmalıdır.

Bu bağlamda, görüşümüze göre, “Rusya Federasyonu’nun Yurt Dışındaki Vatandaşları ile İlgili Devlet Politikası Hakkındaki” Federal Kanunun uygulanması, yurtdışında kalan Çerkes diasporanın ulusal kalkınması ve Rus manevi ve kültürel ortamına entegrasyon edilmesi için gerekli koşulların oluşturulması için “Yurtdışında kalan Çerkes diasporanın devlet desteği hakkında” RF Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin kabul edilmesi, yurtdışında kalan Çerkes diasporasının devlet desteği gelişimi ile ilişkili önerilerini hazırlamak için, ilgili tarafların temsilcilerinin de dahil olmak üzere, bir kurumlar arası çalışma grubunun oluşturulması, kültür gelişimi, yurtdışında kalan Çerkes diasporanın Rus manevi ve kültürel ortamına entegrasyon edilmesi için federal hedef programının geliştirilmesi gerekmektedir.

Federal Hedef Programı çerçevesinde Rus Almanların devlet desteği ülkemizde bu tür sorunlarının çözümleme örneğidir.

Görüşümüze göre, belirtiğimiz sorun kompleksinin göz ardı edilmesi zarar vericidir. Çağrımıza gerekli önem verileceğini, ortaya konulan sorun kompleksi için ise etkin çözüm bulunacağını umuyoruz.

 

Adıge Khase ”Çerkes Parlamentosu” Adıgey Cumhuriyeti Sivil Toplum Örgütü

 

A. Bogus

Adıge Khase ”Çerkes Parlamentosu” Karaçay-Çerkes Cumhuriyeti Sivil Toplum Örgütü

 

 

M. Çerkesov

Krasnodar Kray Adıge Khase Sivil Toplum Örgütü

A. Soht

 

Yoruma kapalı.

Scroll To Top