HABERLER

SOCHI 2014 GERİ SAYIM

İKKD Eğitim-Araştırma Çalışma gurubunun düzenlediği ”SOCHI 2014 GERİ SAYIM” başlıklı panel Derneğimizin alt salonunda yoğun bir katılımla başarıyla gerçekleştirildi.

Başkan Ümit Dumanın açış konuşmasında şu başlıklar öne çıktı: İKKD olarak derneklerimiz, vakıflarımız ve Gençlik ve informel oluşumlarımıza eşit mesafede durulması. Kurumlarımızın etkinlikleri ve toplumumuz içindeki fonksiyonlarını İNKAR etmeyen, birbirine küfür etmeyen söylem şeklinin ön plana alınması..   ; Kurum ve oluşumların ”Birinin Eksiğini diğerinin tamamlaması” mantığı…;  Etkinliklerimizin daha nitelikli olması, geniş kesimlere ulaşması kaygısı…; Gençliğe önem verilmesi, ancak sonuçları ve cevabının alınması…; Oluşumlarımız ve kurumlarımızın BAĞIMSIZ olmaları, Dünyanın güç odaklarından desteklenen kurum ve görüşlerin yörüngesine girilmemesi. Bu bağlamda düşünce ve Politika üretirken geleceğimizi İPOTEK ALTINA  sokmamaya özen göstermek…; Ve GÜNCELİ YAKALAMAK Yeni Anayasa Çalışmaları, Seçmeli dersle ilgili çalışmalar, Sochi ve Suriye krizi gibi…

Panelde Moderatör Syn Zeynel Abidin Besleney ile birlikte 6 değerli konuşmacı bulundu. Moderatör Olimpiyat ilkeleri ve Sochi sürecini akademik bir bakışla değerlendirdi. Konuşmacılardan KAFFED’i temsilen Prf.  Erol Taymaz süreçte 1989 dan beri KAFFED’in çalışmaları ve söylemlerini, Gürcüstanın Abkhazia ile ilişkilendirerek sürece etkilerini, Gürcüstanın bölgede savaş eksenli politikasında Sochi ve Olimpiyatları kendi lehine nasıl kullanmak istediği üzerine tahlil ve değerlendirmelerini sundu. Konunun 1864 ile Osmanlı dönemi ve T.C dönemlerindeki sürecini Çerkeslerin Ulusal -Kültürel haklarının tanınmaması,  soykırım, sürgünler ve asimilasyon sonucu toplumda oluşan sürgün kültürüne değindi. KAFFED’in ve DÇB’nin UNPO ile ilgili çalışmaları ve Çerkeslerle ilgili UNPO’nun soykırım ve sürgün kararlarının alınma süreci ve Rusya dan talepleri dile getirdi. Federasyonun çalışmalarını 1-Çarlık Rusyasının Çerkeslere soykırım ve sürgününü, buna Osmanlının ortak olmasını. 2-  Soykırımın tanınması ve özür dilenmesi..3- Sochinin Çerkeslerin Anayurdu olduğu şeklinde üç başlık da değerlendir di..İlişkili olarak Çerkes Sürgünü adlı kitap ve diğer çalışmaları dile getirdi.. 2014 Sochi sonrası ile ilgili olarak Rusya nın Kuzey Kafkasya nın etkisizleştirilmesine yönelik politikalarına karşılık, Anavatanda her birim ve cumhuriyetlerde  mevzilerin korunmasına, Adgey’in statüsünün güçlendirilmesine, Rusya da demokrasinin güçlendirilmesi için Rusya da demokrasi güçleri ile dayanışmaya; anayurt da diasporanın haklarının güçlendirilmesine, anayurda dönüş ve diasporada haklarımız için mücadele edilmesi şeklinde özetlenebilir.

Kafkasya Forum adına konuşan Alper Kahraman ise Sochi Olimpiyatlarıyla ilgili olarak 2006’dan başlayan bir kampanyaları olduğu, önceleri cılız olsa da sonraları uluslararası bir kampanyaya dönüştüğü, Gürcüstanın kendilerine 3 kez talepte bulunarak işbirliği yapmak istediklerini, süreç de ”NO SOCHİ”nin geniş alan kazandığını, 2009 ve 2010’da kitleselleştiğini, Bu gelişmenin 2011, 2012’de devam ettiğini. Kafkasya da Murat Berzeg’ in ilk tepki alan kişi olduğunu.. Kafkasya da bir iç savaşın olduğunu, FSB(Rus Gizli Servisi) nin gizli hapishanelerinin olduğunu ve bu hapishanelerde Kafkasyalıların olduğunu, FSB aracılığı ile komplolar düzenlendiğini, Bu komplolarla baskı ve terör oluşturulduğunu, ilişkili olarak Abkhazyi dan üç-beş kişinin Putin’e Odessa da suikast yapma girişimi adı altında alındıklarını (Çeçen asıllı), buna karşılık kampanyanın ulus barajını aşıp, dünya diasporası haline dönüştüğünü;  Kafkasya da Devletin gerilerden gelen yapısı gereği,  genelde silahların konuştuğunu, ancak bu yapıya karşı sivil bir karşı duruşun oluştuğunu dile getirdi. Sochinin Çerkeslerin gündemine girdiğini belirtti. Olimpiyatların engellenmesinin mümkün olmadığını, bu nedenle düşünce ve eylemlerini NO SOCHI yerine HATIRLAYIN, BİLİN, UNUTMAYIN’a dönüştürdüklerini. Bu noktada anti-reklam dili, doğrudan erişim dili ve belgesellerle çalışmalar yürüteceklerini; muhalif yayınlar, alan adı çalışmaları, olimpiyat yayınlarına bir biçimde girmek başlıkları altında çalışmalar yürüteceklerini belirtti. 2014 sonrası ise bulunduğumuz Çerkesler lehine süreçte reel olmayan bir güç çıkacağını ve 2014 sonrası bunun dengeleneceğini ve Türkiye Cumhuriyetinde kimlik mücadelesine gireceklerini dile getirdi .

Dördüncü konuşmacı Çerkesya Yurseverleri adına Bırs Bülent Sochinin anlamını sorguladı. Bağımsızlığın ilan edildiği, meclisin kurulduğu, savaşın kaybedildiği yer olarak önemini vurguladı. ‘’No Sochinin’ rahatsız edici bir söylem olduğu, hayır ve hayırın tonlarına kapalı bir söylem olarak değerlendirdi. Daha sıcak-sempatik bir slogan olmalıydı, Çevre problemlerine vurgu yapılmalıydı, STK’lar ve sporculara yönelik daha geçerli slogan ve söylemler , Sochi mümkün olan en geniş birlikteliğin hedefi olmalı şeklinde görüşler belirtti. Herkesin katılacağı Sochi komitesi kurulmasını önerdi. Wubıx kimliği, Abkhaz, Adige kimliği konusunda Sochi bağlantısı üzerinden tartıştı. Gürcüstanın çabalarının destekleyen, KAFFED’in kimlik üzerine siyasetini eleştiren söylemlerde bulundu.

Beşinci konuşmacı Aktivist Seteney Gürçeşme Amerika ve Avrupa da 2014 Sochi Olimpiyatları ile ilgili Çerkes diasporasında neler olduğunu, içinde bulunduğu oluşum ve etkinlikleri örnekleyerek anlattı. 2006-2007 de bir Fransız gazeteci aracılığı ile Uluslararası Olimpiyat Komitesine başvurularını. Iyad Yogar’ın başında bulunduğu oluşumla birlikte Amerikada ve Avrupadaki görüşmeler ve etkinliklerine değindi. ABD’de Peterson ve Harvard Üniversitelerinde yaptıkları çalışmalarda isim olarak ‘’Çerkesya’’yı yaygınlaştırdıklarını. Bu süreç de Soykırım ve Sürgün sözcüklerinin literatürümüze daha yoğun girmesine neden olduğunu . Iyad Yogar’ın başında bulunduğu CCI ile Kafkasya Forum’un birlikte çalıştıklarını, 2009’un bu süreçte konuyu daha ileriye taşıdıklarını belirtti. 2010 daki Vancouver Kış Olimpiyatlarında anti-Sochi kampanyası, yine 2010 Tiflis konferansı, ki katılımcılar farklı açılardan sebep göstermişler, diasporadan az ancak anavatandan katılımların olduğu ne var ki Gürcülerin desteklerinin belli bir süre olması tartışmaları ve Gürcüstanın farklı amaçlarının tartışılmasına değindi. Yine 2010’da Strazburga gittiklerini İnsan Hakları toplantısında Çeçen halkının hakları vbg. tartıştıkları. Toplantıya Zakayev gibi tanınmış isimlerin geldiğini. Uluslar arası örgütlerde, Brüksel de AB ve İngiliz parlementerlerle görüştiklerini, görüşmede Çerkesleri ve Çerkes sorununu anlatmak için kendilerine 3 dakika verildiğini anlattı. 2010 yılında Estonya ya CCI ile birlikte gittiklerini, orada devlet görevlileri ilede yakın görüşmelerde bulunduklarını, basın yayın kuruluşlarında yer alma şansları edindiklerini. Estonyada Rusya ya mesaj vermemek konusunda, Brüksel de soykırım söylemlerimize değilde Sochide ekolojik problemlere ilgi gösterilmesi gibi ilginç tepkiler aldıklarını anlatan Seteney Gürçeşme; 2010’da ikinci Tiflis Konferansı, Ürdün de gençliğin ciddi rakamlarla gelişmelere katkısını belirtti. 2011’inde başarılı geçtiğini, Brüksel de AB Çerkes gününde 46 maddelik BM’nin Yerli Halklar Hakları Deklarasyonu temelinde açıklamalarda bulunulduğunu. Bizi ancak BM’nin ilgili Yerli Halklar Hakları Deklarasyonu temelli hareketin başarıya ulaştıracağını belirterek konuşmasını bitirdi.

Altıncı konuşmacı Hamburg Müzesi Müdürü Prf. Dr. Wulf Köpke Çerkesleri babsının savaş sürgünü olarak Sibirya yerine Kafkasya ya gönderilmesi sonucu, Çerkesleri tanıma fırsatı bulan babasından ötürü tanıyıp-yakınlık kurduğunu. Yıllarca öncede Uzunyaylada bir Avşar köyünde kaldığı ve oralardada Çerkeslerle görüştüğünü. Çocukluğundan beri Çerkeslerin içinde bulunduğunu anlattı. Müdürü olduğu müzenin Çerkes resim ve objeleri için minimum 3 aylık bir sergi düzenlemek amacıyla iki federasyon yöneticisi ile birlikte destek aramak için geldiğini; Sochi Olimpiyatlarının Çerkesleri dünyaya anlatmak için çok iyi bir fırsat olduğunu belirten Prf. Dr. Köpke bu müze-sergi girişimine destek istedi. Bu girişimin başarılı olması halinde Avrupa nın başka yerlerinde de aynı veya daha gelişmiş sergi-müzeler açmayı hedeflediğini belirtti. Şu anki söz konusu müzenin günlük ziyaret kapasitesinin 1000 ile 1500 kişi olduğunu da ekledi..

Moderatör Zeynel Abidin Besleney’in yönetimiyle konuşmacılara çeşitli sorular yöneltildi.  Çerkesya Yurtseverleri adına konuşan Bırs Bülent’in KAFFED’e ve Kafkasya Forumuna, Seteney Gürçeşmenin Kafkasya Forumu konuşmacısına Kafkasya hakkındaki sorulara cevaplar verildi. Ancak en çok dikkati çeken Seteney Gürçeşmenin K.Forumdan ve CCI’dan ayrılış nedenleri ile ilgili tartışma idi. Seteney Gürçeşmeye göre Kafkasya Forumun Anavatan eksenli, hedefli bir politikayı red edişi ve Kafkasya ile ilgili  yeterli bilgi sahibi olmaması, CCI’dan ise yeterince güven duymaması ve politikalarında istikrarsızlığı gibi nedenler göstererek, kısaca cevaplamaya çalıştı

Panelin Moderatörü Syn Zeynelabidin Besleney gecenin kısa bir değerlendirmesi ile paneli kapattı.

Dinleyenler, katılanlar tarafından panel başarılı bulundu. Benzer çalışmaların tekrarı istendi ve İKKD yönetimi başarılı panel için katılımcılar tarafından kutlandı…

 

 

Yoruma kapalı.

Scroll To Top